Kaos

Kaos

Biri birinden intikam almak istiyor.
Kalkıyor bir kadının çıplak fotoğrafını yayınlıyor. Yer neresi?
TWİTTER...

Küfürler, hakaretler kıyamet...
İnsanlar birbirlerine ana avrat düz gidiyorlar.
Yer neresi?
TWİTTER... "Dinleniyoruz" diye sendroma giren insanlar kalkıyor, insanların dinlendiği veya montajlandığı kasetleri milyonlara servis ediyor.
Yer neresi?
Twitter...

Peygamber Efendimiz'in adı zikredilerek tweet çağrıları bile yapılıyor bu ülkede. Birileri birilerini örgütlüyor.
Başlıyorlar yazmaya... "Yürüyün, vurun, kırın, İNDİRİN" diye...
Sokaklara çağırıyorlar çocuklarımızı...

Anarşiye, teröre davetiye yağdırıyorlar. "Yürüyün Dolmabahçe'ye, girin Meclis'e, YIKIN her yeri" diye...
Yer neresi?
TWİTTER...

Ve o TWİTTER'in sahipleri gelişmiş ülkelerde HUKUKÇULAR bulundururken Türkiye'yi iplemiyor.

Bizi 3. dünya ülkesi olarak görecek kadar aşağılamaya kalkıyor.

İngiliz istihbaratı milyonlarca pound bütçe ayırarak ülkeleri TWİTTER ile nasıl karıştırırım planları yapıyor.

Twitter ile seçimler, sandıklar, demokrasiler, MİLLET İRADESİ toprağa gömülüyor. "Kardeşim getir hukukçularını, devlete, insan özel hayatına, haysiyetine kastedenleri bulalım" diyorsun.
Kıllarını kıpırdatmıyorlar.

Ülkelerin ULUSAL GÜVENLİĞİ'ne kasteden bir platform ortaya çıkıyor.
Çok değil birkaç sene önce Londra karıştı.
İnsanlar bir anda sokağa döküldü, dükkanlara araçlara saldırdı.
Yakıldı, yıkıldı, ortalık savaş alanına döndü.
LONDRA alev alevdi.

İngiliz istihbaratı o dönem massenger ve watsap'tan örgütlenme olduğunu tespit etti.

Elebaşlarını yakalamak için harekete geçti.

Gitti Kanadalı firmadan kriptoları aldı. "YÜRÜYÜN SOKAKLARA" diyenleri tek tek tespit etti.
Hepsini kelepçeleyip yargı önüne çıkarıp, cezayı kesti.
Olaylar bıçak gibi kesildi.

Büyük Devlet gider şifreleri alır, suçluları yakalar, gereğini yapar.
Biz bunu yapamadık.

TWİTTER sahiplerinin pervasızlığına sessiz kaldık.
Birbirine tehdit, şantaj, küfür yağdıran insanlar topluluğu oluşturduk.
Buna demokrasi dedik.

Demokrasiyi küfür ve şantaja, devleti yıkmaya kadar giden bir ÖZGÜRLÜK haline getirdik. Hata yaptık.
Dün sopa indi TWİTTER sahiplerine...

Yıllardır bu ülkede HUKUK BÜROSU açma zahmetine girmeyenler iki saatte Avukat Ordusu kurup Ankara'ya yola çıkardı. Bu ülkeyi karıştırmak, bölmek, parçalamak isteyenler her yerde kol geziyor.
Her yerden saldırıyorlar.

KAOS ortamları için OPERASYONLAR yapıyorlar.

Suriye'den birileri içeri girip seçim PROVAKASYONLARI için yola çıkıyor.
Niğde'de polis ve askerimizi, bir vatandaşımızı şehit ediyor.

BARONLAR, PARALELLER, siyasiler ittifaklara giriyor.
Seçimi sabote etmek için BÜYÜK tezgahlar kurguluyor.

Sandıkta sahte oylar kullanıldı diyerek insanları sokağa dökmeye hazırlanıyorlar.

Rüyalardan emirler alıp TWİTTER timleri kuruyorlar.
Dün genç bir yakınım geldi yanıma.

Türkiye'nin BÜYÜK üniversitelerinden birinde okuyor. Geçen hafta koskoca bir DOÇENT ders vermiş.

Dersin adı; "BU ÜLKEDE NASIL KAOS ÇIKARIRIZ." "Gezi ile başaramadık" diyormuş.

İkinci bir Gezi'nin yetmeyebileceğini söylüyormuş.

Okula BİLİM dersi almayan giden çocuklarımıza haykırıyormuş;

"BÜYÜK BİR KAOS LAZIM bu ülkeye" diye.

Evet oyun çok BÜYÜK...

Bizi dünya PARA BARONLARI'na teslim etmek istiyorlar tekrar.
Ne yapacağız?

TESLİM mi olacağız?

Bekir Hazar