SELİMİYEDEKİ TERS LALE

İstanbul’un fethinden önce Osmanlı Devletine başkentlik yapmış Edirne’de 16. yüzyılda Mimar Sinan’ın yapmış olduğu ustalık eseri olarak nitelendirdiği Selimiye Camisi ve Külliyesi şehrin siluetini güzelleştirmektedir. Selimiye Camii II. Selim adına yapılmıştır. Osmanlı döneminin en önemli eseri olmakla birlikte günümüze kadar o görkemli halini korumaya devam etmiştir. Camii şehrin her yerinden rahatlıkla görülebilmektedir. İnce ve zarif dört minaresi bulunmakta, iç ve dış avlusu, kütüphanesi, eğitim kurumları ve arastası bulunmaktadır. İçyapısı ise, mermer, ahşap, sedef ve taşla döşenmiş ve çiniler kullanılmıştır. Son derece ihtişamlı duran bu yapının içerisinde herkesin dikkatini çeken bir ayrıntı vardır ters lale. Ters lale hakkında birçok söylenti vardır. Benim bizzat durduğum ve araştırmış olduğum rivayetleri anlatmak istiyorum.

Edirne’de Selimiye Camisinin yapım yeri bir kadına ait olduğu ve bu kadının da ters birisi olduğu söylenmektedir. Camii yapımından önce yer sahibi olan bayanla konuşmaya giderler fakat bayan çok ters, huysuz birisidir ve gayrimüslimdir. Devlet isterse yeri alabilir ama camii yapılacağı için özellikle sahibin rızası alınmak istenmektedir. Kadın sonunda ikna eldir ama bir isteği vardır. Bahçede kadının özel bir yeri vardır ve oraya dokunulmamasını istemektedir. Fakat bu imkânsızdır çünkü kadının dediği yer caminin tam ortasında kalmaktadır. Caminin tam ortasına demirlerle özel bir bölüm yaparlar ve kadını hatırlatması için ters bir lale çizerler (kadının ters olmasından dolayı). Başka bir rivayet derki aslında bu hikâye daha vardır ve bu hikâye daha dramatiktir. Caminin mimarı olan Mimar Sinan bu caminin yapımı sırasında işine kendisini çok vermiştir. Bu sırada Mimar Sinan’a bir haber gelir. Kızı çok hastadır. Mimar Sinan çok üzülür. Çocuğu ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır. Zaman kaybetmeden kızının yanına gider.  Kızının yaşı da küçüktür. Aradan fazla zaman geçmez ve Mimar Sinan’ın kızı hayata gözlerini yumar. Bu durum usta mimarı çok derinden etkilemiştir. Gözlerinin önünde kızının ölmesi kendisini mahvetmiştir. Bu acısını içine gömer ve işine geri döner ama aklı hep ölen kızındadır. Cami’nin ortasındaki yere kızı için lale çizer öldüğü içinde laleyi ters yapar. Bu lale hala orada bulunmaktadır. Özellikle camiye namaza gelenler bilmeyenlere duymuş oldukları bu hikâyeleri anlatmaktadırlar. Ama tarihçiler özellikle ikinci hikâyenin doğru olabileceğini söylemektedirler. Caminin içinde bulunması ve günümüze kadar gelmesi cami ziyaretçilerinin hala ilgisini çekmektedir.