Altın Çağ

ALTIN ÇAĞ YAKLAŞTI
Altın çağ hemen her kültürde ve dinde kendisine yer bulan kıyametten kısa süre önce dünyada yaşanacak büyük refah, mutluluk, adalet ve tek dinde tüm insanlığı birleştiren teokratik bir idarede Yaratıcı'nın hoşnut olacağı büyük medeniyetin ifadesidir. İnsanların bilinç ve mana düzeyinde yükselerek, tek dinde buluşmaları ve İslam'ın delillerinin ayetlerde belirtildiği üzere ortaya çıkacağı günün yaklaştığı bir dönemdeyiz. Bunun ispatlarını şöyle sıralayabiliriz;


  • Kur'an-ı Kerim'in 1400 yıl evvel doğa ve yaratılışa ilişkin bilimsel pek çok bilginin kanıtlanması ancak çok yakın bir zamanda gerçekleşti. Son 30 yıla kadar bu iddialar kanıtlanamamış ve bilgilerin doğruluğu ile ilgili deliller dünyaya yayılmamıştı.
  • Kuran'daki matematiksel harikuladelikleri gösterecek ve doğrulayacak bilgisayar yazılımları ve işlemci güçleri ancak günümüzde kullanılabilir hale geldi.
  • Hem bilimsel gelişmelerin keşfi ve yayılması, hem de Kuran'ı Kerim'in gelişmiş PC ve yazılımlar analiz edilmesi eş zamanlı olarak aynı dönemde gerçekleşti ve Müslümanların eline teknoloji yeni ulaştı.
  • Bu mucize ve delillerin tüm dünya ile buluşmasını sağlayacak internet ve TV ve mobil teknolojilerin yaygınlaşması henüz gerçekleşti.
  • Altın çağda gerçekleşmesi vaat edilen herkesin dilediği gibi zengin bir hayat yaşamasını sağlayacak sanal gerçeklik sistemleri ya da modern yapılaşmanın yaygınlaşması ancak günümüzde gerçek olabilmeye başlıyor.
  • Kâbe’de kan dökülmesi, Ramazan ayındaki ardışık güneş ve ay tutulmaları ve İran-Irak savaşlarının altın çağdan hemen önce gerçekleşeceğine dair hadislerin gerçekleşmesi.
  • İnternet reklamcılığı ya da tanıtımı, film yapımı, animasyon gibi teknolojilerin oldukça basitleşmesi ve maliyetlerinin herkesin kaldırabileceği kadar ucuzlaması. Bu şekilde birkaç Müslümanın mali güçlerini birleştirerek dahi tüm dünyaya etki edebilecek bir tanıtım ve tebliğ hareketini başlatabilmeleri, buna öncü olabilmeleri. Yani tüm dünyaya etki edecek bilgi, keşif ve mucizelerin, İslami anlatımların istisnasız her insana ulaşabilecek teknoloji, kültürel ve sosyal ağın ancak oluşmuş olması.



En doğrusunu Allah bilir.


Araştırmacı yazar ve Yönetmen Erdem Çetinkaya’nın Kutsal Gizemler kitabından alıntıdır.