HİPNOZ

Hipnoz Nedir?


Hypnos'e kelimesini ilk defa ingiliz doktor Braid kullanmıştır. Kendisine bu konuda yunan mitolojisi kaynaklık etmiştir.Yunan mitolojisinde Hypnos kelimesi şu şekilde geçmektedir. " Yunan mitolojisinin uyku tanrısı 'HYPNOSE' Gece'nin Oğlu ve Ölüm 'ün (Thanatas) kardeşidir. (Resim) Kardeşi ile birlikte Hades'in ölüler diyarında yaşar.Kanatlı bir genç şeklinde tasvir edilen hypnos, yorgun insanların anılarına sihirli değneği ile değmek, karanlık kanatları ile yelpazelemek ya da bir boynuzdan, kişilerin üzerine uyku verici bir madde dökmek suretiyle onlara uyku verir. Thanatos'da kanatlı bir ruh halinde tasvir edildiğinden aynen hypnos'a benzer. Hypnos'un oğullarından biri ise, rüyalar tanrısı "Morheus" dur. Resim:Rüyalar tanrısı Morfeus'un babası Hypnos'un roma devrinden kalma bronz heykeli.

Hypnos'un tanrılar üzerinde dahi etkisi vardır. Homer'e göre Hypnos , Herav'ın ricası üzerine bir gece kuş şekline bürünerek, Zeus'u ida dağı üzerinde uyutmuştur.

Dr. Kriton Dinçmen tarafından yazılan "Psykhiatria ve Mythos" isimli eserinde ise Hypnos şu şekilde tanımlanmaktıdır: "Uyku ilahıdır Hypnos. Ölüm ilahı olan Thanatos ile beraber gece-Nyx' ten babasız olarak doğmuştur.

İnsanların ve genellikle tüm yaratıkların fizyolojik işlevlerinin ayarlanmasında esas rolü oynayan "Cyrcadian Cyclus-24 saat tanzimi " hadisesinde, uyku hypnos olayının temelini oluşturur. Fahrettin Kerim Hocanın "Uyku sinir sisteminin miarı ve mimarıdır." sözü galiba bu konuda dünyü tıp literatüründe söylenmiş en manalı ifadedir.

Ana tanrıçalardan Hera,Çanakkale yöresindeki İda Dağında Zeus ile sevişmek ister.Galiba Zeus Hera'ya pek yüz vermemiş olacak ki, Hera, Hypnos'dan hatta ona cilveli Kharit'lerden birini peşkeş çekeceğine de söz verir- gelip Zeus'u uyutmasını rica eder. Zeus'da, yarı uykuda iken o sersemlik hali içinde "He" der.(Dinçmen)

Hypnos'un sözlüklerdeki anlamlarıda şu şekilde geçmektedir.

Hyp-no-sis / isim (çoğulu-ses) Bir şahıs tarafından diğer bir şahsın hareketlerini kontrol edebilir şekilde derin uykuya benzer bir duruma sokulması halidir.(Hornby)

Hypnos: Yunan mitolojisinde uyku tanrısı. Erebas ile Nyx'in (gece) oğlu, Thanatos ile birlikte, Memnon'u, Sarpedon'u veya destan kahramanlarını mezara yerleştirirken görür; Bazen ciddi ve tatlı, şakak ve omuzlarında kanatları olan bir delikanlıdır. (Helenistik bir heykel, Hypnosu uyutucu bir sıvıyı bir boynuzdan boşaltırken gösterir.) (Madrid Müzesi)

Hipnoz: İ. Fr. Hypnose Yun.

1. Psik: Sözle, bakışla telkin yapılarak meydana getirilen bir çeşit uyku hali . Bu halde uyuyan kimse (denek) uyutanın etki ve telkinlerine açık, fakat dış dünyanın başka etkilerine karşı kapalıdır. (Osmanlıcası Nevm-i Sınai; İngilizcesi Hypnosis)

2. Tıp: Mekanik, fiziksel veya ruhsal yollarla yahut kimyasal maddelerle sağlanan suni uyku. (Kimyasal maddelerle yapılan hypnosa genellikle narkoz adı verilir.)

Eşanlamlı : İpnoz.(Tuğlacı)

Hipnoz yanlış inanç, mistisizm ve ihmal tarafından sıklıkla gölgelenen ve tahrip edilen büyüleyici bir konudur. Eğlence ve zevk için yapılan hipnozun; hipnoterapiyle olan ilgisi, astroloji ya da astronomiyle olan ilgisinden daha fazla değildir. Hipnoz kelimesi pekçok kişinin aklına modası geçmiş önyargılar, tabular ve yanlış inanışlar getirir. Bazı hekimler özellikle az tecrübeli ya da tecrübesiz olanlar bunu hemen ayıplarlar.

Hipnoz çok eski bir sanattır, ilk defa hristiyanlığın ortaya çıkışından evvelki zamanlarda büyücülük, din ve tıp bir arada uygulanıyorken kullanılmıştır. Hipnozun bazı teorik yönleri hâlâ tartışmalıdır ve izah edilememiştir. Ancak hipnoz tıpta bu durumda olan tek konu değildir.

Hipnoterapi, psikoterapiye yön ve hız veren etkili bir multifonksiyonel tekniktir. Geçen yirmi yıl içerisinde hipnozun tıpta kıymetli bir tedavi yöntemi olduğu görüşü oldukça taratfar toplamıştır.

Hipnoza karşı batıl inançlarla ve kuşkuyla bakılan çağ, terapotik (tedavi) kıymetinin anlaşılmasıyla ortadan kalkıyor.

Bazı akıllıca seçilmiş vakalarda, başka hiçbir tedavi formu hipnoz gibi hızlı ve yararlı sonuçlar vermez.

Hem sadece destekleyici ya da şikayetlerin giderilmesi (semptomatik) amaçla, hem de hastalık sebebleri olan (etiyolojik faktör olan) bilinçaltı güdülerinin ve sorunlarının ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan psikoterapide hipnoz, hekime hızlı ve etkili sonuçlar elde etmede çok kıymetli fayda sağlar.

Uzun bir süreden beri psikoterapistler zihinle vücudun ayrı olmadığını söylüyorlar. Hem sıhhatteyken hem de hastayken akıl ve vücut tek bir ünitedir. Herhangi bir bedensel (somatik) hastalığı pür somatik ya da herhangi bir psişik durumu tamamen psişik kabul etmek hatalıdır.

Akıl ve vücut öylesine içiçe ilişkili ünitelerdir ki, emosyonel bir refleks reaksiyon olmaksızın psişik bir değişiklik olmaz, bunun tersi, vücudu etkilemeden hiçbir psişik değişme meydana gelemez. Bundan dolayı organik ve fonksiyonel hastalıklar önemli ölçüde birbirinin üstüne biner.



Hipnoterapi Nedir? Hipnoz ile Tedavi Yöntemleri Nelerdir?


Hipnoterapi hipnoz ile tedavi anlamında gelmektedir. Kökeni hipnoza dayanmaktadır. Hipnoz, bir kişiyi ve ya bir bir grubu söz, bakış, telkin ve benzeri yollarla geçici bir süre etki altına almaktır. Yapılan hareketler yapaydır. Bundan dolayı hipnoz, yapay hareketlere kişide oluşturulmuş ruh haki olarak tanımlanabilmektedir. Hipnoz bir uyku durumudur. Bu uyku durumda kişi dikkatini belli bölgelere yogunlaştırmakta ve bilinçaltını aktif hale getirmektedir.
Hipnoterapi hastalıklarda uygunlanan bir yöntemdir. Hipnozun genellikle ruhsal hastalıklarda uygulanmasıyla gerçekleşmekedir. Hipnoz yoluyla tedavi yapanlara hipnoterapist ya da hipnolog denilmektedir. Ancak herkes hipnozu yapamamaktadır. Bu işlemi yapabilmek için uzmanlaşmış olmak gerekmektedir. Hipnoterapistler özellikle psikoloji ve tıp alanında uzman kişilerdir.
Hipnozda özellikle 3 durum çok önemlidir. Bu durumları sayacak olursak;
-Bakış
-Söz
-Düşünce
Bakış, aşamasında hipnoterapistin uyku halini yani bilinçaltı durumunu oluşturabilmesi için kullandığı yöntemlerden biridir. Bakış ile birlikte gözlerden çıkan manyetik etkiler kontrol altına alınmaktadır. Ayrıca manyetik etkiler bu şekilde düzenli ve sürekli devam etmektedir. Söz durumunda ise, hipnoterapist hastanın beynine sokmak istediği düşünceleri açıklar. Bu herhangi durum ya da olgu olabilir. Burada önemli olan hipnolog kişinin söylediği kelimelerin doğru seçilip seçilmeme durumudur. Düşünce yöntemi ile ise, hasta arzu edilen duruma doğru çekilmektedir. Bu durumun hastalar tarafından arzulanması sağlanmaktadır. Düşünce aşamasında konsantrasyon çok önemlidir.
Avusturyalı hipnolog F. Mesmer hipnoz yoluyla tedavi yapan ilk hekimlerden biridir. Mesmer hipnoz ile telkin yöntemlerini birleştirerek bazı histeriye bağlı hastalıklar iyileştirmiştir.Ayrıca felçli hastalıkları hipnoz yoluyla çözmeye çalışmıştır. Bu yöntemler ilk kez 19 yüzyılda uygulanmaya başlanmıştır.
Aynı zamanda Freud da hipnozu tedavi yöntemi olarak uygulamıştır. Ancak ilerleyen yıllarda hipnoz yönteminden vazgeçmiştir. Hipnoz yerine serbest çağrışım adı verilen benzer bir konu üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Serbest çağrışım, bilincimizde bulunan her bilgiyi gerektiğinde hiçbir değişiklik yapmadan doğal olarak söyleyebilmektir.
Hipnoterepi tedavisi gören kişi bu süreçte hipnoterapistin etkisi altına girmektedir. Onun istek ve telkinlerini sanki kendisine aitmiş gibi algılamaktadır. Bu şekilde hipnoterapist bir çok şeyi hastasına yaptırabilmektedir. Ancak burada bilinmesi gereken diğer nokta hipnoterapistin gücünün sınırsız olmadığıdır. Hipnoz olan kişiler bazı istekleri yerine getirmemektedir.
Hipnozun Uygulanma Yöntemleri
Hipnoterapi tedavisinde birden fazla yöntem bulunmaktadır. Ancak herkesin bildiği yöntem hastanın hafiften sallanan nesneye bakması ve ona dikkatini yoğunlaştırmasıdır.Bu şekilde dikkatini yoğunlaştıran hasta transa geçmekte ve bilinçaltına inmektedir. Sadece sallanan nesneye dikkati yoğunlaştırmak yeterli değildir. Bu aşamadan sonra hipnoterapiste daha büyük görevler düşmektedir.Hipnoterapist bu noktada etkileyici bir sesle konuşmalı ve gerekli telkinleri vermelidir.
Hipnoz yöntemiyle hastalar uykuya geçmektedir. Kimi hastalar derin uykuya geçerken kimisi ise daha hafif bir uykuya geçebilmektedir. Çünkü her insanın uygulanan hipnoterapiden etkileniş şekilleri farklıdır. Hipnotik uykunun en hafif noktasında kişide gevşeme meydana gelmektedir. Kişi kendisine söylenenleri hatırlayabilmektedir. Derin hipnozda ise bu durum farklıdır. Kişinin bilinci kapanmaktadır. Bilinçaltı pasif durumdan aktif bir duruma geçmektedir. Derin hipnoza geçen kişi hipnoz sonrasında hipnoz sırasındaki konuşmaları ve telkinleri hatırlayamamaktadır. İster hafif hipnoz ister ise ağır hipnoz durumu olsun her ikisinde de hasta hipnologun söylediği sözleri büyük oranda gerçekleştirmektedir.
Hipnoterapi İçin Bazı Şartlar
Hastanın yetenekleri ve yapısı: Hipnoz edilmek istenen kişinin zihin yapısı hipnoz olayını etkilemektedir.Ayrıca bazı yeteneklerden yoksun ruhsal çöküntüdeki kişiler hipnoz edilememektedir.
Hastanın yorgun olması: Bilindiği gibi hipnoz olayında kişinin sarf edeceği dikkat çok önemlidir. Özellikle sallanan nesne yönteminde tüm dikkatini bu nesneye yoğunlaştırmalıdır. Hastada o anda olabilecek yorgunluk hali dikkat dağınıklığına neden olabilmektedir.Bu da hipnoterapistin işin zorlaştırmaktadır.
Hastanın eğilimleri: Hastanın genel yetenek ve huylarıyla alakalı bir unsurdur. Kişide kendini rahat bırakan ve hipnoterapiste güevenen eğilimlerin olması gerekmektedir.
Hipnoterapide heycanlandırma durumu çok önemlidir. Hipnoterapide meydana gelebilecek aksaklıklarda kullanılır. Hipnotik durumun en gerçek nedeni çökmedir. Zihin halinin durması demektir.
Hipnotik Uyku ile Doğal Uykunu Farkı
Doğal uyku sırasında kişinin başka biriyle dolaylı ya da doğrudan bir bağlantısı yoktur. Ancak hipnotik uykuda kişi ile hipnoterapist arasında bağ bulunmaktadır.Bu bağ sayesinde iletişim devam etmektedir. Ancak hipnotik uykudan doğal uykuya geçiş mümkündür. Hipnolog ile bağlantısı kopan kişi doğal uykuya geçebilmektedir.
Hipnoterapistin Davranışları
Hipnoz esnasında hastaya ihtiyacı olduğu konularda telkinler verilmektedir. Örnek verecek olursak çok korkak ve çekingen olan kişiye uyandıktan sonra cesur ve girişken olacağı yönünde telkinleri verilir. Ve hipnoz tedavisi gerçekten başarılı olduysa bu hastanın bu özelliği değişmektedir. Hipnozun uygulandığı birçok alan bulunamaktadır. Kişilerin kurtulamadığı tikler ya da bazı hastalık türlerinde hastadan hasta tikler yöntemiyle kurtulmaktadır.
Hipnoterapist her zaman başarı olamayabilir. Öncelikle hastanın hipnoz olmak istemesi gerekmektedir. Şayet hasta hipnoz olmak istemesse hipnoz durumu gerçekleşmez. Hipnotik uykunun gerçekleşmeside hastaya bağlıdır. Hastanın bu durumu gerçekten istemesi gerekmektedir.
Hipnoz sırasında hastaya her istenilen yaptırılamamaktadır. Çünkü hasta yaptırılmak istenen şeye karşı eğilimli olmayabilir. Bu aşamada hasta zorlanırsa ya da aynı telkin sık sık verilirse hipnoz aşaması bozulabilir. Örnek olarak çok dindar olan bir kişinin hipnoz altına alındığını düşünelim. Bu kişiye hipnoterapist tarafından ısrarla alkol alması telkininde bulunulduğu taktirde telkini yerine gelmeyebilir. Çünkü, verilen telkinin gerçekleşmesi için hastanın doğal yaşantı tarzı, vücut yapısı,sosyal çevresi ve bir çok etken dikkate alınmalıdır.
Hipnoz genellikle ruhsal kökenli hastalıklarda kullanılmaktadır. Örnek olarak tikler, kekemelik, aşırı alkol kullanımı, sigara kullanımı, psikoljik sıkıntılar verilebilir. Hipnoz aynı zamanda başka hastalık türlerinde de kullanılmaktadır. Bunların başında obezite, astım ve alerjik cilt hastalıkları gelmektedir.
Hipnoz hastalıklarda sonra kişisel gelişim alanında da kullanılmaya başlanmıştır. Hipnozun motivasyonu arttırıcı bir özelliği vardır. Okul hayatında bazı derslerin daha iyi öğrenilmesi amacıyla hipnoz tedavisi uygulanabilmektedir. Günümüzde yabancı dil öğrenmek için yapılan hipnoterapi etkili olabilmektedir.